Kızılırmak Mahallesi 1450 Sokak No: 13 Çukurambar / ANKARA
444 66 62

Gece Yatak Islatma

Gece altını/yatağını ıslatan çocukların aileleri için rehber

Gece altını ıslatma (enürezis) nedir?

Genel olarak gece idrar kontrolünün başlaması gereken 5 yaş ve üzerinde çocuğun uykuda yatağını ıslatmasıdır.


Ne sıklıkta görülür?

Oldukça sık görülen bu durum aslında normal gelişim sürecinin bir parçası olarak kabul edilmelidir. Üç yaşındaki çocukların % 30’u yatağını ıslatırken, beş yaşındaki çocukların %15'i yataklarını ıslatmaya devam ederler. Yıllık %15 kadar bir kendi kendine düzelme oranı söz konusudur. On beş yaşındaki çocukların % 99’unda yatak ıslatma kendiliğinden düzelmiş olur.


Gece altını ıslatmanın kaç türü vardır?

Birincil tip alt ıslatmada idrar kaçırma bebeklik döneminden itibaren kesintisiz olarak sürmektedir. Bu sorunun yaklaşık %75-80’ini oluşturur. İkincil tip alt ıslatmada ise, en az altı aylık idrar kontrolünün kazanıldığı bir dönemin ardından idrar kaçırmalar başlamıştır. Bazı çocuklarda gündüz idrar kaçırma belirtilerinin hiçbiri olmaksızın tek başına gece ıslatması oluşur. Gece idrar kaçırma bazen de kimi çocuklarda sık gördüğümüz işeme bozukluğunun bir parçası olabilir. Bu çocuklarda gün içerisinde sık ve ani olarak ortaya çıkan işeme ihtiyacı görülür. Çocuk bu sırada idrar kaçırmayı engellemek için bir takım idrar tutma manevralarına (çömelme, bacakları çaprazlama, perineye bası, penisi sıkma vb.) başvurur. Bu şekilde, idrar kaçırmayı pelvik taban kaslarını kasarak engellemeye çalışır. Kabızlık da bu çocuklarda sık görülür. Eğer bu engellemeler yeterli olmazsa gündüz idrar kaçırma meydana gelir.


Neden oluşur?

Bu olayın nedenleri ile ilgili çok çeşitli görüş ve teoriler söz konusudur. En klasik kabul edilen ve birçok olguda az ya da çok iç-içe geçmiş olarak bulunan 3 teori, gece artmış idrar yapımı, azalmış mesane kapasitesi ve uyku faktörüdür. Genellikle gece oluşan idrar miktarı gündüz idrar miktarının yarısı kadardır. Bunu gece salgılanan ve vücutta su tutulmasına yardımcı olarak idrarı azaltan bir hormon sağlamaktadır. Eğer bu hormonun salınma ritminde bir problem varsa, gece oluşan idrar miktarı çocuğun mesane kapasitesinden fazla olur ve kaçınılmaz olarak gece ıslatmaları oluşur. Gece mesanenin dolduğu sırada olan uyanma zorluğu da nedenler arasındadır (şekil 1). Sıklıkla gece ıslatmaları bu iki durumun birlikteliği ile oluşur. İdrar depolandığı sürece normalde mesane kasının gevşek olması ve işeme anında ise verimli bir şekilde kasılarak mesaneyi boşaltabilmesi gerekir. Bazı çocuklarda ise uyku sırasında idrar depolandığında mesane kasında kasılmalar olmakta ve idrar kaçabilmektedir.



Tanısı nasıl konulmaktadır?

İyi bir öykü, işeme günlüğü ve detaylı muayene çoğunlukla tanı koydurucu olur. Günlükler durumun sıklığı ve şiddeti hakkında bilgi sağladığı kadar gündüz belirtilerinin varlığını da araştırır ve hekime önemli bilgiler sağlar. İdrar yoğunluğunun ve enfeksiyon varlığının araştırılması amacıyla basit bir idrar analizi faydalı olacaktır. İdrar akım eğrisi ve artık idrar ölçümü disfonksiyonel bir işemenin olaya eşlik edip etmediğini ortaya koymak için oldukça faydalıdır. İşeme öyküsü ya da idrar akım eğrisi işeme disfonksiyonunu düşündürüyor ise üst üriner sitemin ultrasonografi ile değerlendirilmesi önerilebilir. Çok nadiren tedaviye dirençli olgularda daha girişimsel testler uygulanabilir.


Destekleyici tedavide neler yapılmaktadır?

Her şeyden önce basit bazı önlemlerle gece yatak ıslatmanın çözümüne yardımcı olunabilir. Yatmadan 2 saat öncesinden başlanan sıvı kısıtlaması, uykudan önce mesanenin boşaltılması bunlar arasında sayılabilir. Genellikle gece kaçırmaları uykunun ilk 2 saati içinde gerçekleşmektedir. Bu yüzden çocuk uyuduktan 1-2 saat sonra kaldırılıp tuvalete götürülmelidir. Çocuk gece çişi gelip uyandığında kendi kendine gidip çişini tuvalete yapabilmesi için tuvalete ulaşımı kolaylaştırılmalıdır. Mesaneyi huzursuz eden bir takım yiyecek ve içecekler mevcuttur. Bunlar kakao, kahve, çay, gazlı içecekler, limon, portakal, mandalina gibi asitli meyveler, portakal suyu, limonata ve baharatlı yiyeceklerdir be bunlardan çocuğu uzak tutmalıdır. Ayrıca çocuğu idrarını tutmaması konusunda eğitmeli, aciliyet hissi ve idrar kaçırmayı azaltmak için her iki saatte bir idrara çıkması önerilmeli, günlük sıvı alımı düzenlenmeli (30 ml/kg/gün), diyet ve gerekirse ilaçlarla düzenli gaita yapma alışkanlığı kazandırılmalı, çocukta fizik aktivite arttırılmalı ve uzun oturmalardan sakındırılmalıdır.


Tedavide neler kullanılmaktadır?

Günümüzde 5 yaşından sonra gece ıslatmaları devam eden çocuklar için kabul edilen başarılı iki tedavi yöntemi mevcuttur. Bunlardan ilki gece idrar miktarını azaltan hormonun analoglarının (desmopressin) verilmesidir. Bu tedavi yöntemi ilaç kullanılmaya başlanır başlanmaz sıklıkla sonuç vermektedir. Aileler ve çocuk için motivasyon da sağlayan bu yöntemin tek dezavantajı ilaç kesiminde tekrarlama riskinin olabilmesidir. İkinci tedavi yöntemi ise alarm cihazlarıdır. Alarm tedavisinde amaç şartlı refleks geliştirmek ve enürezis başladığı sırada çocuğu uyandırarak mesane doluluğunu algılamasını sağlamaktır (şekil 2). Bu yöntem genellikle uyanma zorluğu olan çocuklarda önerilmektedir. Her alarm çaldığında aile çocuğu uyandırmalı ve tuvalete götürmelidir. Bu tahmin edilebileceği üzere sabır gerektiren bir yöntemdir ve en az 3 ay süre ile düzenli olarak uygulanmalıdır. Tedaviye alınan yanıt ancak bu süre sonunda oluşmaya başlamakta ve tekrarlama oranı düşük olmaktadır.



Bazı gece ıslatan çocuklarda bu iki yöntemin kombinasyonu kullanılabilir. Bütün bunlara dirençli ve özellikle gündüz belirtileri olan olgularda başka ilaçlar kullanılsa da başarı oranı daha düşüktür.